Doku Oluşumları ve Doku Reddi

Doku Oluşumları ve Doku Reddi

Doku oluşumu, basit bir siğil, ben, polip ya da ciddi bir tümör anlamına gelebilir. Ancak oluşumların çoğu zararsızdır ve çeşitli biçimlerde tedavi edilebilirler.

Doku Oluşumları ve Doku Reddi

Doku Oluşumları

Doku oluşumu, basit bir siğil, ben, polip ya da ciddi bir tümör anlamına gelebilir. Ancak oluşumların çoğu zararsızdır ve çeşitli biçimlerde tedavi edilebilirler.

Bedenin her yanında, bölünüp daha fazla hücre oluşturabilecek kapasitede hücreler vardır. Hücre bölünmesiyle bü­yüme, doku onarımını ve eksik doku­nun yerine konmasını sağlar. Ancak bu olay herhangi bir nedenle düzenini yi­tirirse, anormal doku oluşumları orta­ya çıkar.

Doku oluşumundan ya da bir büyü­meden söz edildiğinde, genellikle kısa sürede, belirgin biçimde büyüyen doku kütleleri anlaşılır.

İnsanlar, derideki doku oluşumlarını daha kolay fark ederler. Gövde ve gö­ğüsteki kütleler de bazen dışarıdan bel­li olur; ama çoğu iç doku oluşumları, doktor muayenesi, röntgen ve bazı özel testlerle anlaşılır.

Ancak, doku oluşumları bazen do­ğuştan da olabilmektedir. Ender bir ör­nek, ufak bir ‘kuyruğun’ bulunmasıdır. Daha sık görüleni, fazla meme ucudur. Bunlar ufak bir çıkıntı ya da belirgin bir meme ucu biçiminde olabilirler. Genel­likle göğüstedirler, ama köprücükkemiğinin ortasından geçen çizginin üstün­de ya da başka bir yerde de olabilirler ve zararsızdırlar.

Selim ve habis doku oluşumları

Doktor ya da hasta tarafından bir kütle fark edildiğinde, ilk sorulacak so­ru, bunun habis mi, selim mi olduğu­dur. Yani bunun bir kanser türü olup olmadığının ortaya çıkarılması gerek­mektedir.

Habis doku oluşumları bedene yayı­larak zarar verirler. Dolayısıyla doktor bir kütle (sözgelimi göğüste) ve onun başka yerlere yayıldığına ilişkin kanıt bulduğunda, oluşumun habis olduğu anlaşılır.

Ancak çoğunlukla, kütlenin yayıldı­ğına ilişkin bir kanıt bulunamaz. Habis olup olmadığını anlamakMçin ufak bir parçasının mikroskop altında incelen­mesi gerekir. Tanı için parça alınıp, mikroskopta bakılması işlemine, “biyopsi” denir.

Doku örneğinden önce ince kesitler alınır, lamlara konur ve değişik hücre­lerin tanınması amacıyla değişik boya­larla boyanır. Mikroskop araştırması, bu konuda uzmanlaşmış patoloji uz­manları tarafından yapılır.

Doku oluşumlarının habis ve selim ol­mak üzere iki türe ayrılmasının yanı sı­ra, habis olanlar da değişik özellikler gösteren çeşitlere ayrılırlar: Az habis olup; çok yavaş büyüyenler; ortalama bir hızla büyüyerek, dokulara yayılan­lar; çok habis olup, hızla bütün bedene yayılanlar.

Bedenin Doku Oluşumu Gözlenen Yerleri

Doku oluşumları bedenin her yerin­de olabilir, ama bu süreç hücrelerin bö­lünme sayısıyla orantılıdır; bölünme oranı arttıkça hücrelerin‘anormal davra­nıp’, aşırı büyüme olasılıkları da artar.

Hücre bölünmesinin çok olduğu do­kular, deri ve epitel yüzeyleri diye ad­landırılan, sindirim sistemi, böbrek, idrar kesesi ve solunum yollarının yüzeyi­ni kaplayan örtücü dokudur. Sık görü­len habis tümörlerden akciğer kanseri, bronşları ya da solunum yollarını kap­layan bir hücrenin anormal bölünmesiy­le oluşur.

Yavaş bölünen hücrelerin doku büyü­melerine neden olması enderdir. Kas hücreleri, büyümelerini tamamladıktan sonra bölünmezler, dolayısıyla kasta doku oluşumunun ya da kütlenin görül­mesi çok enderdir.

Bir başka hastalık, sözgelimi karaci­ğer sirozu, kişide doku oluşumuna eği­lim yaratabilir. Doku oluşumlarına yat­kınlık, bazen kalıtımla da geçer, sözge­limi nörofibromatozis ya da öteki adıyla Von Recklinghausen hastalığında sinir liflerinin bağ dokusu kılıflarında, birçok küçük kütlecik ortaya çıkar. Oluşum­lar, bir nokta büyüklüğü ile elma büyük­lüğü arasında değişebilir.

Belirtiler

Derideki bir yerel büyüme açıkça bel­lidir; bazı doku oluşumları da yaptık­ları şişlikle görünür. İç büyümeler ise, neden oldukları belirtilerle saptanırlar. Yaşlı erkeklerde sık görülen prostat be­zinin büyümesi, idrar kesesinin çıkışına baskı yapar ve bu idrarın geçişinde zor­luk yaratır. Daralma ve tıkanmaya iliş­kin belirtiler, boğazda, midede ve bağır­saklarda herhangi bir doku oluşumunun varlığını gösterebilir.

Karaciğerde safra akışının, herhangi bir kütle nedeniyle engellenmesi, sarılık yapabilir. Akciğer kanseri, bir solunum yolunun engellenmesi ve o bölgede olu­şan enfeksiyon nedeniyle hastanın dok­tora başvurmasıyla açığa çıkar.

Beyindeki doku oluşumları ise, kap­ladıkları yer nedeniyle sorun yaratırlar. Sözgelimi, sağ kolu denetleyen bölgede bir oluşum varsa, yaptığı basınç nede­niyle hasta sağ kolunda zayıflık duya­bilir.

Doku Oluşumu İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Bazı oluşumlar kanamayla açığa çı­kar. Öksürükle kan çıkaran ya da dış­kısında kan olanlar, hemen doktora gö­rünmelidir. Menopozdan sonra vajina­dan kanama olması da araştırılmalıdır. Genellikle neden önemsizdir, ama emin olunmalıdır.

Mide ve bağırsaklardaki oluşumlar­dan kaynaklanan kanamalar çok yavaş (uzun sürede küçük sızıntılar biçiminde) olabilirler ve ancak kansızlık yarattık­larında anlaşılırlar.

Doku oluşumları kanda, testlerle açı­ğa çıkan kimyasal değişikliklere neden olabilir; öte yandan hormon salgılayan bir organ söz konusuysa, kan tahlili ile hormon fazlalığı saptanabilir.

Kilo kaybı

Hastalar, sürekli zayıflama ve genel bir halsizlik şikayetiyle doktora baş­vurabilirler. Böyle bir durumda, ilk akla gelen neden kanserdir. Çoğunlukla ta­nı için muayene yeterli olur; ancak bazı durumlarda, daha ileri incelemeler ge­rekebilir.

Kendini ağrıyla belli eden doku olu­şumları çok azdır. Ancak, son evreler­deki habis büyümeler ağrı yapar.

Tedavi

Bir oluşum selimse, ulaşılamayan yer­lerde, sözgelimi beynin ortasında olma­ması koşuluyla, rahatlıkla ameliyatla çı­karılabilir. Habis tiplerde ise, oluşumun türü saptanır. Türüne ve yerleştiği yere göre de ameliyat, radyoterapi ya da ilaç tedavisi uygulanır.

 Kolumda yıllardır aynı büyüklükte kalan ve basınca kayan, hareketli, esnek, küçük bir doku kütlesi var. Ne olabilir?

Deride basınca kayan şişlikler ya lipomdur (yağ hücrelerinden oluşan selim bir kütle) ya da kist sebase’dir (yağ bezinin tıkanıp şişmesi). Sîzdeki tedavi gerektirecek bir şeye benzemiyor, ancak emin olmak için doktorunuza göstermelisiniz.

Siğiller bulaşıcı mıdır?

Siğili yapan derideki virüslerdir ve bu yüzden bulaşıcı olmaları beklenir. Ancak, kişiden kişiye siğilin nasıl geçtiğine ilişkin bir bilgi yoktur. Eğer siğiliniz varsa, cinsel organlarda olmadıkça bir önlem almanız gerekmez.

Bir sürü benim var. Habisleşme olasılığına karşı çıkarttırmam gerekir mi?

Benler, çıkarılması gerekmeyen selim oluşumlardır. Ancak herhangi bir büyüme, renk koyulaşması ya da kanama, habisleşme olasılığı anlamına geldiğinden, böyle bir değişiklik ortaya çıktığında doktora görünmelisiniz.

Büyükbabamın kafasında, boynuz gibi şişlikler var.Bir insanda böyle boynuzlar olabilir mi?

Şaşırtıcı ama evet. Yaşlı ihsanlarda, deri yüzeyinde ölü hücreler birikir ve “keratoz’’ denilen koyu renk şişliklere neden olur. Şişliklerin çapı genellikle 6 nim’dir, yükseklikleri ise 12 mm’yi bulabilir.

 Bir doku oluşumunun habis mi yoksa selim mi olduğu en iyi nasıl anlaşılır?

Eğer hekim muayenede kesin bir tanıya varamaz ya da habis olduğundan kuşkulanırsa, en kesin yanıtı biyopsi sağlar. Küçük bir parça alınır ve mikroskopta incelenir.

Doku Reddi Nedir

Günümüzde doku ve organ aktarımı başarıyla gerçekleştirilebilmektedir. Bu konudaki tek engelin, yani bedenin yabancı dokuyu reddetmesi sorununun çözülmesi, aktarımı daha da yaygın bir duruma getirecektir.

Doku aktarımı ameliyatları, modern tıbbın önemli başarılarından biridir. Kalp ve kemik iliği aktarımında hızlı ge­lişmeler sağlanmış; böbrek aktarımı da uzun süreli böbrek yetmezliğinin temel tedavisi olmuştur. Bununla birlikte do­ku reddi, yani bağışıklık sisteminin “yabancı” dokuyu reddetmesi, bazı ön­lemlerin alınabilmesine karşılık, hala çö­züm bekleyen önemli bir sorundur.

Doku reddi nedir?

Bir fareden başka bir fareye deri ak­tarılırsa, aktarılan parça bir-iki gün için­de yeni yerine yerleşmiş gibi görünür. Ancak zamanla durum kötüye gider ve aktarılan dokunun altında yeni kan da­marlarının gelişmesi durur. Üçüncü ve dokuzuncu günler arasında mikroskop altında yapılan incelemede, yeni derinin altında iltihap hücrelerinin (bedenin kendini savunma aracı) biriktiği görü­lür. Doku ölmeye başlar ve aşağı yuka­rı onuncu günde atılır. Üstelik deney, aynı farede yinelenirse, doku reddi ön­cekinden daha da çabuk olur. Doku reddini bastıracak yöntemler olmasay­dı ve buna karşı önlemler alınmasaydı, aynı şey insanda da ortaya çıkardı.

Doku reddi nasıl olur?

Doku reddi, bedenin bağışıklık siste­minin etkinliği sonucu ortaya çıkar. Ba­ğışıklık sistemi bedene yabancı olan her şeyi tanır ve etkinliğini onlara yönelte­rek, bedeni savunur. Bu sistemin en önemli özelliği, bedenin kendi öğeleri ni tanıması ve “kendi” ile “kendi olmayanı” ayırt etmesidir.

Bağışıklık sistemi, birbirleriyle ilişki­li hücre topluluklarından ve organlar­dan oluşur: Lenf sistemi; kanda taşman lenfositler; dokulardaki bazı hücreler; dalak; kemik iliği; boyunda bulunan timüs bezi.

Lenfositler (özellikle de timüse ba­ğımlı T-Ienfositleri) doku reddini ger­çekleştiren bağışıklık hücreleridir. Ya­pılan deneylerde, doğduktan sonra timüs bezi alınan hayvanlarda doku red­dinin olağan biçimde gerçekleşmediği iz­lenmiştir. Bu deneyler genişletilmiş ve doğduktan sonra timüsü alınmış farele­re, timüs işlevi normal olan farelerin lenfositleri verilmiş ve yine doku reddi­nin olduğu görülmüştür. T- lenfositlerinin tepkisine “hücresel bağışıklık” denir.

 

 

 

doku doku oluşumu tedavi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atlantis Yatak Odası Takımı
Atlantis Yatak Odası Takımı
Liza Yatak Odası Takımı
Liza Yatak Odası Takımı